5 Nisan 2014 Cumartesi

Öz Geçmiş


ÖZ GEÇMİŞ
KİŞİSEL BİLGİLER
Adı-Soyadı: Dilek TAŞTAN
Doğum Yeri-Doğum Tarihi: ÇORLU-27.01.1995
Medeni Hali: Bekar
Uyruğu: T.C.
Sürücü Belgesi: Var. B sınıfı.

EĞİTİM BİLGİLERİ
Lise: Çorlu Anadolu Lisesi (2009-2013)
Üniversite: Pamukkale Üniversitesi Honaz Meslek Yüksek Okulu Büro Yönetimi ve Yönetici :Asistanlığı (2013-...)

YABANCI DİL
Başlangıç-Orta-İleri Düzey
İngilizce-Orta düzey

BİLGİSAYAR KULLANIMI
Ofis Programları 
F Klavye

İŞ DENEYİMİ




KURSLAR VE SERTİFİKALAR




REFERANSLAR




HABERLEŞME BİLGİLERİ
Telefon: 05.........
Adres:  Çorlu/Tekirdağ
e-mail: dtastan59@gmail.com

Piranalar

                                                             Güney Amerika'daki akarsularda yaşayan, küçük ama yırtıcılığıyla dikkat çeken bir düzineyi aşkın balık türü Pirana adıyla bilinir. Bu balıklar tetralar gibi, saldırgan olmayan çok renkli birçok akvaryum balığının akrabasıdır. Piranalar çok geniş bir alanı kaplayan Amazonhavzasındaki akarsularda ve Orinoko gibi yakınındaki ırmaklarda yaşarlar. 


     İçlerinden 4-5 tür özellikle tehlikelidir. Ancak pacular (otçul piranalar) saldırgan değildir.     

Özellikleri:
      Piranaların en belirgin özelliği iri ve sivri dişleridir. Güçlü kaslara bağlı alt ve üst çenesinde sıralanmış olan ustura gibi dişler ağız kapandığında birbirlerine sıkıca kenetlenir. Böylece pirana kendinden çok daha iri olan avından büyük parçalar koparabilir.
      En büyük pirana türü Brezilya'nın doğusunda yaşayan ve uzunluğu 60 santimetreyi bulabilen piranadır.
      Piranaların son derece yırtıcı olduğu eskiden beri söylenip yazılmıştır. Gerçekten binlerce balıktan oluşmuş büyük sürüler halinde yaşayan piranaların suya giren ya da düşen sığır ve kapibara gibi iri hayvanlara saldırdığı bilinmektedir. Ama çoğu pirana türü diğer balıklar ve suya düşen meyve, tohum gibi bitkisel maddelerle beslenir. Piranalar ailelerine çok bağlıdır ama kan kokusuna dayanamaz. Örneğin pirananın annesi yaralanmışsa ve pirana kan kokusunu duyarsa hemen annesini yer.Yani huy ve fiziki yapıdan (diş ve kaslar) binevî köpek balıklarına benzerler. Bazı bölgelerde insanlar piranaların bol bulunduğu suların yakınlarına bile girmek istemezken, bazı bölgelerde piranalarla ilgili hiçbir saldırı olayına rastlanmamıştır. Bu balıkların özellikleri çok açken, üreme döneminde ya da büyük sürüler halinde dolaşırken büyük hayvanlara saldırdıkları sanılmaktadır. Dişi piranalar yumurtalarını su bitkilerine yapıştırır, erkekleri de bunları yavrular gelişip çıkıncaya kadar korurlar.  

Beslenmeleri:

      Pygocentruslar; Piranalar doğada avlanarak beslenen canlılardır. Akvaryumda da bu güdü ile beslenirler. Yem attığınızda bazen korkak davranışlar sergilerler. Aslında bu korkak davranışlar avını yanıltmak ve onu kaçmasını engellemek içindir. Geri çekilip bir iki kere yaklaşıp kaçarlar ve daha sonra aralarından bir balık ilk ısırığı alır. Balığın kaçışı kalmamıştır ve saliseler içinde diğerleri de saldırır. Sürü oluşturacak kadar minimum sayıda balık beslemiyorsanız. Balık bu güdüleri kaybedecek ve parçalama işini bırakacaktır. Böyle bir durumda ufak parçalar halinde yem vererek balığı beslemek gerekir. En az 5-6 balık ile oluşturulacak küçük sürü balıkların birbirinden kuvvet almasını sağlar ve kendinden 3-4 daha büyük bir canlıya bile saldırabilirler. Piranaların saldıramayacağı avın boyutu sürüdeki balık sayısına bağlıdır. Onlar saldırırken tek vücut olurlar ve hepsinin oluşturduğu kütleden daha büyük bir canlıya saldıramazlar. Genelde leş vb. şeylerle beslenirler. Fakat sürekli olarak bu tip yiyecekler bulamayıp açık sularda gördükleri hareketli canlılara da saldırırlar.
Serrasalmuslar; Asalak balıklardır. Genelde pygocentruslardan fırsat bulamazlar. O yüzden genel beslenme şekilleri başka balıklar üzerindendir. Kendi boylarında ya da daha büyük balıkların yanlarında dolaşıp acıktıkça balıktan parçalar kopartırlar. Balık bir hafta veya daha kısa sürede iyileşecektir. Fakat bu arada yeni bir yarası daha olacaktır. Balık kaçana kadar peşinde dolaşıp durur ya da artık balığın kaçacak hali kalmaz yaralarından dolayı hastalanmıştır ve ölecektir ki o ölmeden onu parçalayıp yer. Aslında işlerini garantiye alıp hiç aç kalmayan balıklardır. Pygocentruslar uzun süre aç kalıp daha sonra haddinden fazla beslenirler. Serrasalmuslarda bu yoktur. Bir pygocentus'a nazaran daha büyük cüssesi vardır fakat buna rağmen daha da küçük mideleri vardır. Az yiyerek karınlarını doyurabilirler ve kuraklık zamanında daha fazla hayatta kalma şansları vardır.                                                                      

Midas Cichlid





 


         Midas Cichlid orta Amerika'nın en güzel türlerinden biridir. Dünyanın çoğu yerinde oldukça fazla hayranı olan bir türdür. Ama ülkemizde genellikle papağan üretebilmek için kullanılıyor. Bu nedenle ülkemizde safkan midas bulmak zorlaştı. Çoğu hobici bu balıkları özellikle küçükken beyaz zebraya benzetir ama aslında hiçbir alakası yoktur. Midaslar hem etçil hem de otçuldur.
          Midaslar hem diğer balıklara hem de kendi türlerine karşı oldukça agresif balıklardır. Özellikle kırmızı mavi gibi renklere garip bir takıntısı vardır onları öldürene kadar kovalarlar. Bu nedenle bu türü ufak akvaryumlarda beslemek çok büyük hata olur. Çünkü küçük akvaryumlarda yanında diğer balıkların yaşaması çok zordur. Midas ile birlikte beslenecek en uygun türler: dovii, iaguar, flowerhorn, tilapia, buttikoferi' dir. 
        En az 400 litrelik bir akvaryumda beslenmesi gerekir. 35 cm boya ulaşabilirler. Sarı, turuncu, beyaz gibi renkleri vardır. Orta sertlikte sularda beslenmelidirler. Yüzme seviyeleri orta ve dip seviyelerdir. Su sıcaklığı 24-26 derece olmalıdır.



        Dişi erkek ayrımı yapmak zor değildir. Erkekler daha büyük olur ve kafa yaparlar. Dişiler ise kafa yapmazlar ve daha küçük boyutlu olurlar. Düz bir yüzeye yumurta dökerek ürerler. Özellikle üreme dönemlerinde çok agresif olurlar. Tek eşlidirler. Üretim yapmak zor değildir. Form tutmuş balıklarla üretim yapılabilir. Yavruları 5 günlük olunca tek başına hareket etmeye başlarlar. 





Küçük canlı yemlerin yanında annenin mukozasıyla beslenirler. Canlı yemi severler ve küçük balıklara karşı tehlikelidirler.








Plati Balığı

                                                                  Akvaryum balıkları içerisinde en yaygın olan türlerden bir tanesidir. 22–25 derece arasındaki su sıcaklığından hoşlanır. Dişiler 7–8 cm, erkekler ise 4–5 cm’ye kadar uzayabilir. Normal akvaryumlarda genellikle 4–5 cm boyunda olur. 2-3 cm boya ulaşınca yavru vermeye başlayabilir.

       Erkekleri dişilerden ayırmak kolaydır. Erkek balıkların karın yüzgecinde bulunan üreme organı dişiden ayırmada en önemli özelliktir. Aylık dönemler halinde yavru verebilir. Bir defada 30–100 yavru yapar. Dişi balıklar yavrularını yiyebilir. Bu nedenle üremeden hemen sonra anne ve yavruların birbirinden ayrılması veya bol otlu bir akvaryumda üretim yapılması ile bir miktar yavrunun kurtulması sağlanabilir.                                                                     
       
       İyi beslenirlerse gelişmeleri hızlı olur. Platilerin yemlenme ve bakımları kolaydır. Akvaryumcularda satılan normal yemlerle herkesin kolayca besleyebileceği bir balıktır. Ara sıra haşlanmış ıspanak verilmesi yararlı olur. Canlı yemleri de sever.

      Plati balıkları, kılıçkuyruk türüne yakın olan bir türdür. Birbirleri ile çiftleştikleri zaman yavru alınabilir. Bu imkândan dolayı plati balıklarının birçok alttürünün meydana gelişinde kılıçkuyruk balıklarının etkisi vardır.

      Bazı platilerin kuyruk kısmında koyu siyah kuyruk yelpazesinde son bulan iri, renkli halkalar görülür. Bu tip platilere ay plati adı verilmektedir. Dış ülkelerdeki akvaryum lisanında ise ay plati, iri tipte olan platilere verilen bir isimdir.

      Plati türü balıkların beslenmesinde lepistesler de olduğu gibi davranılabilir. Toz yemleri severek tüketir fakat arada canlı yem verilmesi yararlı olur.


Plati'ler için gerekli akvaryum şartları ve bakımı:

       Hem kendi türleriyle, hem de diğer türlerle iyi geçinen barışçıl balıklardır. Bitkilendirilmiş, sakin ve küçük,balıkların yaşadığı her türlü karma akvaryuma kolaylıkla uyum sağlayabilirler. 
       En az iki çiftlik gruplar halinde bakılmaları önerilir. Lepistes, ay moli gibi diğer barışçıl canlı doğuranlarla ve neon balığı, rasbora, labirentliler ve bazı cüce çiklitler gibi küçük sakin balıklarla birlikte yaşayabilirler. 
       Akvaryumlarının cryptocoryne wenditi, vallisneria spiralis, anubias barteri, vesicularia dubyana ve sagittaria gibi dayanıklı türlerle bitkilendirilmesi önerilir. Salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavru platilerin saklanmaları ve beslenmeleri için çok yararlı olurlar.


Neon (Tetra) Balığı

                                                             Barışçıl balıkların bulunduğu akvaryumlarda beslenmesi gereken, büyük balıklarla bir arada tutulmaması gereken bir balıktır. Akvaryumda orta ve alt düzeylerde yüzerler. Sudaki değişimlere duyarlıdırlar. Sürü balıklarıdır. Akvaryumlarda gruplar halinde beslenmeleri gerekir. En az altılı grup halinde alınması önerilir. Aşırı sert, kireçli Türkiye suları için uygun değillerdir. 
        Yumurtayla çoğalırlar. Akvaryumda çoğalmaları zordur. 

Neon Tetra Balıkları;

     Neon tetra balığı yanları boyunca bir florasan mavi hat ile, parlak renkleri vardır.Akvaryum içinde mavi ışık saçan florasanlar gibi görünmektedir. Balığın vücudunun ortasında başlayan ve kuyruk yüzgeci kadar uzanan bir başka parlak kırmızı çizgisi daha vardır. Neon tetra küt burunlu bir iğ biçimli vücuda sahiptir.Parlak renkli ve çizgili, bir gümüşi beyaz göbek ve neredeyse şeffaf bir bedene sahiptir. Neon tetra uysal ve akvaryumdaki diğer balıklarla huzur içinde yaşarlar. Bunlar oldukça aktif ve orta boy bir akvaryumda en az 5 veya daha fazla gruplar halinde akvaryumunuzu daha mükemmel renklendireceklerdir. Oldukça sağlam,sağlıklı ve uygun bakım altına alınırsa neon tetra balık ömrü 10 yıl veya daha fazla olabilir. Dişi neon tetra erkeğe göre biraz daha göbek ve bükülmüş yanar döner şerite sahiptir. Neon tetra'yı salamura karides, granül, pul, dondurulmuş gıda veya yosun gofret ile beslenmelidirler.


Neon Tetra Balık Bakımı 


      Neon tetra parlak renkli ve akvaryum için heyecan verici bir yanı vardır. Ancak, akvaryumda neon tetra üretimi o kadar kolay değildir.Neon tetra için yumuşak asidik su tercih edilmelidir. 5 ve 6 arasındaki pH'lı oran neon tetra balık yetiştiriciliği için mükemmel bir seviyedir.Balığın kendine güvende hissetmesini sağlamak için bol dekorasyon kullanılmalıdır.Üreme tankının ışıklandırılması düşük ışıklandırma ile yapılmalıdır.Yumurtlama gerçekleştiğinde aydınlatma, yavaş yavaş arttırılabilinir.Yumurtlama genellikle sabahları gerçekleşir ve dişi 60-130 arası yumurta bırakır.


Neon Tetra Balık Hastalıkları 

      Neon tetra, neon tetra hastalığı olarak bilinen genellikle ölümcül bir hastalık tehdidi altındadır.Bu hastalığa bir parazit neden olmaktadır.Bu hastalığın belirtileri huzursuzluk ve balığın renklerinin kayboluşudur.Hastalığa neden olan kötü su şartları ile ölü balık veya tubifex gibi canlı gıdalardır.
Hastalık tedavi edilebilirliği yoktur.Fakat bazı önlemler göz altına alınırsa yayılmasını önlenebilir.İki hafta boyunca yeni balık akvaryuma sokulmamalı, yüksek su kalitesini korumak ve hasta veya ölü balık bulunan bir tanktan balık satın alınmamalıdır. Bunlar, neon tetra hastalığı riskini azaltmak için bazı koruyucu önlemlerdir.


Gökkuşağı Balığı

                                                               Adını göz alıcı renklerinden alan bir balıktır. Barışçıldır ve sürü şeklinde yaşarlar.
    Bol bitkili, bir araya gelecekleri açık alanları bulunan akvaryumlardan hoşlanırlar. Suyun üst ve orta düzeylerinde yüzer. Yumurtayla çoğalırlar.
      Erkeklerin rengi daha parlak olurken dişilerin karnı daha şiş olur ve daha renksiz olurlar.
      Bitkilerin yaprağına veya köküne yumurtalarını bırakırlar. 30 veya 50 yumurta verirler. Yumurtalar 10 15 günde açılırlar.


     Akvaryum suyunun sıcaklığı normalde 25-30 derece olmalıdır. Üreme zamanı 26-28 derece olmalıdır. Üreme zamanı erkekler agresifleşir ve renkleri iyice güzelleşir.
     5-6 yıl yaşarlar. Beslenmesi kolay bir balıktır. Hem etçil hem otçuldur.
Bitkilere zarar vermezler. Bitkili akvaryumlar için ideal balıklardır.
                                   
 

Teleskop Balığı

   


       Bu balık resimde de görüldüğü gibi bilim adamlarının uğraşmasıyla bu hale getirilmiştir. Japon balığından farkı gözleri daha iridir. Hiç iyi yüzemez uysal bir balık cinsidir. Japon balıklarıyla rahatlıkla yaşayabilir. Fakat japon balığı ile teleskop balığı aynı boyda olmalıdır, yoksa anlaşamazlar.
 
       18-22 derece sıcaklıkta yaşayabilirler. Boyu fazla uzamaz biraz geç büyürler. Suyunu temiz tutmamız gerekir. Beyaz benek ve mantar hastalığına yakalanabilirler.
   
         Balıkların beslenmesini yaparken tek tip değil arada bir bitkisel yemlemelerde yapmanız gerekir. Çok çabuk kabız olabilen bir türdür. Her türlü yemi yediği için balıkçılardan temin etmek kolaydır. fakat dip yemi ile beslemek daha uygundur.